ar
~ a, ari, aru Art̆., arti Xop., Ark.
1. Bir sayısı (1). ■ Ar, cur, sum! Huy do mele golovusum.
2. Varlığı belirsiz olarak gösterir, bir. ■ Ar kalamanişis ar zoği vuʒ̆umelt. (Çikobava 1929: 165-21) ■ Ar qali-mç̆ita k̆vinçi yen: ʒana vuʒ̆umelt. (Çikobava 1929: 154-2) ■ Genis ar ʒ̆anaşa oʒ̆vapapan, k̆ai skidas-ya do! (Çikobava 1929: 165-34).
3. Tek. ■ Ar xete.
4. Birleşik, bir. ■ Ar dies.
5. Aynı, bir, eşit, müsavi. ■ Iriʒo ar vortu.
6. Ancak, bir tek. ■ Ham ar si xvala gaxenen.
7. Sadece. ■ Oxoris ar ma dopskidi.
8. Hele, hele bir. ■ Ar kobz̆ira do muti var domaç̆is.
9. Kelimenin anlamını kuvvetlendirir. ■ Mç̆ima ar mç̆ims, ar mç̆ims ki...
10. Biri, birisi. ■ Geni doinapt̆aşa, mozari en (arik mozari dorinu, majuanik xoci). ■ Mu feyda ren? Toli kogebdvi ari! (Çikobava 1929: 16-61)
11. Birinci, ilk. ■ Jur cuma t̆esdoren: ari Lazi, majura Margali.
ar do ar Birer birer, tek tek. ■ Mteli zibzibepe ar do ar dopxesap̆i.
ar mgvaci Bir avuç, bir tutam.
ar ç̆iç̆it̆a Azıcık, birazcık. ■ Ar ç̆iç̆it̆a kovali komomçi.
ar k̆arari Xop.-Atn. ark̆aeli Xop. Aynı şekilde, aynı, bir karar.
ar jur Bir iki, bir kaç. ■ Ar jur saatişk̆ule eşimes, kinaepe kogumskvanups do. (Çikobava 1929: 165-25)
ar ʒ̆aneri Bir yıllık. ■ Mçxuişi ar ʒ̆aneis şişeki uʒ̆umelan, txaşis oğlak̆i… (Çikobava 1929: 166-19)
ari-ari Xop. Aynı, bir, denk. ■ Si so z̆irop, çkimist̆eri ari-ari?
ar gza Tek sefer, bir kez, bir yol.
ar gzaşi k̆oçi Yol yordam bilmeyen, cahil. ■ Ç̆e hemus mu k̆itxom, zati ar gzaşi ren.
ar k̆uçxe ogi Mümkün olduğunca yakan zamanda, erkenden.
ar xete kçumert Tek elle bekliyoruz. Örneğin herhangi bir şeyi birlikte yapmak için yada yemekte birlikte olmak için sözleşilip geç kalındığı zaman ev sahibi yada bekleyen kişiler işe başlamış yada yemeğe oturmuş olabilirler. Geç kalan kişi henüz yemeğe oturulmuşken, yada yemekten kalkmadan gelmiş ise diğerleri sanki bir elleri ile beklediklerini ifade eden “hayde komoxti ar xete kçumet. haydi gel, tek elle bekliyoruz diye mahcubiyet örtmeyi ifade eden bir deyimdir.
ar daraba var uğun Bir tahtası eksiktir.
ar-xolo Xop. Tekrar, bir daha. ■ K̆ahvec-oğlis oput̆es kext̆u ar-xolo mjora. (Qipşiz̆e 1939: 213)
ar txe Bir kere, bir kez. ■ Ar txe dogiʒ̆vi var ogni, jur txe dogiʒ̆vi, masumani mo mozit̆apam. (Ğvandi-Mek̆alesk̆iriti)
Ari arişkule, opşa mʒikaşkule. Ark. Biri birinden sonra, çok azdan sonra. Çokluğa ulaşmak için azın değeri bilinmelidir.
Ar oçxe cur xami va dolidven.
Ar oşk̆uri mençay, himuti punt̆ri.
Ar seri dodgineriti ditanen. Biraz sabretmekle insane bişey olmaz.
Ar dulya ora muşiz va vana xolo si gegot̆roxun. Zamanında yapmadığın iş seni bekler. Sana ait olan bir işi zamanında yapmayıp başkasına bırakırsan, daha çok zahmetli olarak seni bulacaktır.
Ar elakʒaperi uşkurik vit uşkuri okʒinams. Çürümeye başlayan bir elma, on tane elma çürütür. İnsanların birbirine bakarak etkilenebileceğini ifade eder.
Ar gzas k̆aiti iven, p̆at̆iti. Bir yolda iyi de olur kötü de. Hayatta her türlü insanlarla karşılaşmak olasıdır.
Ar xete p̆ici va ibonen. Tek elle yüz yıkanmaz.Yardımlaşmanın önemi vurgulanmaktadır.
Ar xek majuranis nuşvels. Bir el diğerinin yardımcısıdır. İnsan insanın yardımcısıdır.
Ar masaik ğober var ğobums. Bir kazıkla çeper yapılmaz.
Aris mşkorinite tolis goʒ̆ağen, majuras z̆ğalate. Birinin açlıktan gözü kamaşırken diğerinin varlıktan ne yapacağı belli olmaz.
Ar monkinute nca var moyk̆vaten. Bir hamle ile ağaç yıkılamaz. İş yapmanın çok basit olmadığını anlatır.
Ar tis jur kudi var geytven. Bir başa iki şapka örtülmez. Her ne kadar değerli olsa da, lüzumundan fazla olan şey insana külfet olur.
Ar zenginiş korbak oşi fuk̆ara oz̆ğams. Bir zenginin karnı yüz fukara doyurur. Fukara doyurmanın (avutmanın) kolay olduğunu söyler.
= Megr. arti, Gürc. ერთი erti < CKZ *ert- (KEEL 2000: 190)
Bu kelimede hata veya eksiklik mi buldunuz?